İki teker ruhunu ve felsefesini özümsemek ve özümseyememiş Mallar…

İki teker ruhunu ve felsefesini hala özümseyememiş MAL’lar ile aynı kefede tutulmaktan rahatsızlık duyuyorum.

Motosiklet güvenli  sürüş eğitmeni Zafer Ünden‘in kaleme aldığı yazıyı, kendisinin izni ile sizlerle paylaşıyoruz.

Mecburiyetten yazıyorum, zira iki teker ruhunu ve felsefesini hala özümseyememiş MAL’lar ile aynı kefede tutulmaktan rahatsızlık duyuyorum.
Hasbel kader bir şekilde 2 teker üzerine çıkmış, kafasına da aksiyon kamerası takıp “ulen bugün bir şey olsa da internete yüklesem…” diyenlerin zamanına denk geldik. İşin şakası bir yana demek istiyorum ama şaka değil artık sıçıp sıvamışlar hatta.

Öncelikle, bir motorcudan beklenenlerin neler olduğuna bakmakta fayda var. Yazılı olmamakla beraber kazaya veya kaza olasılığı içine karışmış olan motosiklet sürücüsü 8/8 hatalıdır. Bunu kafanızın bir kenarına yazın. Niye yazın çünkü motosiklet sürücüsü arabaya sürücüsüne nazaran 36 kat daha fazla yaralanma riskini ve 8 kat daha fazla ölüm riskini taşımaktadır. Bu rakamları özellikle veriyorum ki işin ne kadar riskli ve tehklikeli olduğunu bir kere daha altını çizerek vurgulamak istiyorum. Maden işçisinin tekstil işçisine oranla ölüm riski doğal olarak ne kadar fazla ise, motosiklete binmekte ölüm riski olan TEHLİKELİ bir hobidir. Bu şeytan icadına (!!!) binecekseniz eğer bu riskin bilincinde olun, sorumluluğu bir başkasının üzerine atarak yaralarınızdan veya hayatınızdan feragat edemezsiniz, olmaz böyle bir mantık. Bir örnek ile anlatmam gerekise:
kavşağa geldin, sana yeşil yandı yandakine kırmızı sen kontrol etmeden geçtin, ve çarpıştınız, sen mefta öbürü hapis. Ne oldu motorcu haklıydı ama pamuğu ona tıkadılar. Haklı olsan ne olur olmasan ne olur, helvanı da yeriz, arkandan duanı da ederiz, çünkü başka yapacak bir şey bırakmadın bize. Yaralanma ve ölüm riskimiz yüksek, istediğin kadar ben haklıyım de, nafile….


Bir de haklı olduğun ve sana hiç bir şey olmamış durumlar da var, mesela;gelmiş hafiften seni sıkıştımış, yusuf yusufun önde gideni olmuşsun, yüreğin ağzına gelmiş, az kalsın motoru düşürecektin, içine kaynar sular akmış gibi hissettin vs. Bu durumla ilgili olarakta sosyal medyada paylaşılmış onlarca video var, aynaları kırıp kaçanlar, arabanın içinde sürücüyü evire çevire dövenler, bir kaç motorcu birleşip adamı pataklayanlar, veya kamera kaydı alacam diye, bir araba dolusu magandadan benzinci içinde dayak yiyen motorcular. Örnekler dolu, gırla kaynıyor sosyal medyada. Hangisini seyredeceğimi şaşırıyorum hatta. Birader sen haklıysan ve eğer sana bir şey olmamışsa yat kalk dua et şans torbandan kurtarmışsın o hatanı. Bak hatan diyorum, üstelik resmi olarak haklı olduğun halde bile. Şans torbandan kullandığın bu şansını iyi değerlendir, karşındaki ile itişip kakışmaya gerek yok, terbiyesizliğe hiç gerek yok üstelik. Hele hele kadın olmasından dolayı sesini yükseltmek gibi saygısızlık işin artık daniskası. Yapacağın şey belli, karşındaki eğer laftan anlayan birisi ise “biraz daha dikkat etmenizi rica ederim” diyip oradan güzelce ayrılman. Laftan anlayacak birisi değilse de büyüklük sizde kalsın ve “özür dilerim” diyip yine oradan uzaklaşın. Bu dünyada hiç bir sert eylemin karşılığında iyi bir şey olmamıştır. Aksi durumda sen de, karşındaki de ekstra stres yaşamanız ile kalırsınız.
“Motosikleti farkedin” diye yırtınıyoruz ama farkındalık yaratmak kabadayı tavırlar ile elde edilmez. Bu şekilde bir farkındalık yaratılır elbette o da şu olur “Serseri motorcular”algısı. Yıllarca serseri motorcu imajı yaftalandı bize filmlerle, siz de bu yaftayı iyice perçinlediniz. Yaratmaya çalıştığımız düzgün, saygılı, yaşadağı topluma değer veren motocu imajını, 3-5 apaçi yüzünden yerin dibine girdi, çıkar şimdi çıkarabilirsen.
Neyse artık, lafı çok fazla eveleyip gevelemeden yapılması gerekenleri bir kez daha hatırlatmakta fayda var. Sana nasıl davranılmasını istiyorsan sen de o şekilde davranmalısın. Bunun kitaptaki yeri şöyledir “Benim tavrım, benim davranışlarımı; benim davranışlarım, senin tavrını, senin tavrın senin davranışlarını ve senin davranışlarında benim tavrımı etkiler”. Bu bir zincirleme reaksiyondur, senin tavrın iyi olursa benim tavrım da iyi olur. İşin özeti budur.
Evde seni bekleyen eşin, çocuğun, annen, baban, sevgilin her kimse artık, onlara tek parça ve burnu kanamamış olarak gitmek tamamen senin elinde. Dikkatli ve saygılı olun, kafaya kamerayı taktığın zaman artist olmayın, sonra seni üzecek ve içe sıçmak tabirini yaşatacak kişiler karşına çıkar.

Zafer Ünden

781 Total Views 1 Views Today
Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmail