Honda X-ADV 750 İncelemesi / Sürüş İzlenimleri

Honda X-ADV’nin konsept modeli 2015 yılında EICMA fuarında tanıtılmıştı ve tasarımını harika bulmuştum. 2016 yılında EICMA’da seri üretim motoru neredeyse konsept ile aynıydı. X-ADV melez bir model, Honda’nın Roma ofisinin bu işte payı büyük. Sanki bir NC Integra ile Africa Twin’in karışımı gibi görünüyor.

Bir zamanlar Vespa 250 GTS’im olduğundan Scooter’ın günlük yaşamı nasıl değiştirebildiğini çok iyi biliyorum. İstanbul gibi bir şehirde pek çok dertten Scooter sayesinde arınabiliyorsunuz. Bu işin pek çok uzmanı var, uygun fiyatlı düşük hacimli günlük kullanıma yatkın makinalar. Ancak X-ADV’nin gözüne kestirdiği sınıf daha başka.

BMW C650 Sport, Aprilia SRV850 ve Yamaha Tmax’i yanyana koyuyorum. Honda X-ADV’nin tasarımı diğer modellere göre daha başarılı. Sanki bu sınıfın geleceği, kendi kendine dengede duran hatta giden elektrikli scooterlar gibi duruyor. Hatta Tesla motosiklete de el atacak mı merak ediyorum.

Zevkler ve renkler diyebilirsiniz ama X-ADV konsept tasarımındaki tron yeşil led tasarımı da seri üretime geçseymiş tadından yenmezmiş. Yine de tasarım tam not. Bir motosikletin herşeyden önce tasarımına bakıyorum elimde değil.

Ekranını çok sevdim herşeyi çok net vermişler, tam da karşında kafayı eğmeden rahat görmek mümkün. Ancak makinanın fiyatını düşününce TFT renkli bir ekran olsa güzel olurmuş.

Ayrıca ekranın altındaki uyarıların olduğu renkli ışıklar biraz kalitesiz görünüyor. Anahtarsız çalıştırma olması güzel, hatta makinayı teste aldım götürdüm meğer anahtarı almayı unutmuşum, uyarı verdi ama makinayı kapatmadı.

400-500 metre gittikten sonra anahtarı almak için geri döndüm. Anahtarı tasarımı kadar albenili değil, bu tür ince detayları atlamışlar.

Kontak kısmının plastiklerini daha kaliteli, hissiyatını ise daha yumuşak yapabilirlerdi.

Motosikletin o kadar özel detayı var ki bu tasarım önceliği bazı noktalarda geri kaldığında hemen fark ediliyor.

Motoru NC750’de kendini kanıtlayan az yakan hafif torklu güvenilir bir makina. Yakıt olarak test boyunca normal şehir içi kullanımında 5.5lt/100km’nin altına düşemesem de uzun yolda düşer. Honda X-ADV’nin teknik verilerine değinecek olursak:

Performansı bu tip bir motor için bir hayli yeterli, insanın aklına Africa Twin’den aldıklarını düşündükten sonra 1000cc’lik motoru da X-ADV’ye ekleseler neler olurdu diye düşünüyor insan. İşte o zaman Aprillia SRV850’ye tam bir rakip olabilirmiş. Belki de ilerleyen günlerde öyle bir çılgınlığa da kalkışırlar kim bilir.

X-ADV’de beni en çok düşündüren nokta ağırlığı, 238 KG. Asfaltta gaz açarken hiç çekinmedim ancak sert fren yapmaktan test boyunca biraz çekindim. Araçların arasından hiç zorlanmadan çok rahat geçebiliyor. Bu arada trafikte kimse size ufak motor ya da scooter gibi davranmıyor.

Yalnız bu motorla Aydos ormanına gezintiye gitsem, offroad inişlerinde korkarım, alışmadan hakim olmam zor gibi görünüyor. GS’lerle araziye girili mi derken, aynı ağırlıktaki bir scooterla neden araziye gireyim ki diye de düşünüyor insan.

Ancak X-ADV’nin tanıtımını offroad açısından o kadar kuvvetli yaptılar ki, sadece bu imkan elimin altında olsun diyenler bile tercih edebilir.

2018 X-ADV

Herşeyin bir arada olduğu motordansa bir Yamaha WR250 al koy kenara istediğin offroad’u onunla yap. İntegra varken bu motoru almaya maddi açıdan ikna olamıyorum. Garajımda illa bir scooter olacaksa onun da X-ADV olmasını isterim.

2018 X-ADV

Motor tepkileri gayet uslu olsa da, fiyatı aklıma geldikçe, elektronik çekiş kontrol sistemine de sahip olmasını isterdim. Yağmurda ve tozlu yolda performansını çok merak ediyorum. Honda Selectable Torque Control sistemi 2018 modellerle birlikte iki kademe olarak sunulacakmış. Offroad kullanımlar için elektronik çekiş sisteminin kapanması da mümkün olacakmış.

Bagajı sadece bir kapalı kask alıyor. Tek kişilik kullanımlar için yeterli sayılabilir belki ama biraz uzun yol yaparım diyorsanız artçı selesinin üzerine soft çanta bağlanabilir, artçı tutamaçları buna müsait.

Arka çanta monte edilebiliyor. Ancak görsel olarak çok güzel durmuyor. Yan çanta bağlantıları da aksesuar olarak gelecekmiş ancak henüz o taraflarda bir gelişme yok.

Bu motosiklete alıştıkça, virajlardan keyif almaya başlanır. Uçmakdere’den Darlık’tan keyif alarak gidebileceğiniz bir scooter. Ön amortisörlerine bayıldım. 41mm ayarlanabilir ters ön çatallar ve ayarlanabilen arka amortisör ile geliyor. Gidonun geniş olması scooter kullandığınızı unutturuyor. Ayaklarınızı ister öne uzatıp konforlu gidebileceğiniz gibi, yanda da tutabiliyorsunuz, hatta ayağa kalkabilmek için ek pegler takılabiliyor.

İki ayağımda yere aynı anda değmiyor, ancak sol ayak yerde çok rahat kontrol edebiliyorum. Ağırlık dengesini merak ediyorum, pek scooter gibi değil ama motosiklet kadar dengeli mi şüphelerim var. Kullandıkça sınırlarını anlayabilirsiniz. X-ADV’ye alıştıkça bütünleşeceğiniz kesin, sonrasında diğer motorları kullanmak zor gelebilir.

Frenleri önde çift 310mm diskli, radyal 4 pistonlu kaliperlere sahip. Fren performansını beğendim. Şehir içi trafiğinde aniden önünüze kırdıklarında rahatlıkla yığılmadan durabiliyorsunuz. Bridgestone Trailwings lastiklerle geliyor, bunları da beğendim. Soğuk havalarda ve ıslak zeminde de görmek gerek. Önde 17 arkada ise 15 inçlik tel jant bulunuyor. Tel jant olmasına rağmen lastikler tubeless. Bu da bir avantaj araziye gireceğim tel jant olsun derken, düz yolda giderken iç lastik değiştirmek zorunda kalmazsınız. Tel jant bir motosikleti en güzel gösteren detaylardan biri.

Şanzımana gelecek olursak, otomatik modunda sabahları işe gidilip gelinir, onun dışında spor modunun kademeleri var. Sporun 3. modu adaptif ve sizin kullanım tarzınıza göre vites değişikliklerini gerçekleştirebiliyor. Manuel de ise alıştıktan sonra, çok hızlı ve istediğiniz şekilde vites değiştirebiliyorsunuz. Ancak yokuş aşağı veya viraj öncesinde vites ufaltarak kullandığımda arka lastiği kitler mi kitlemez mi, vites ufaltmaya izin verip makinayı kompresöre bindirir mi bunlar aklımda soru işareti olarak kaldı.

Kaydırmalı debriyaja ihtiyacı var mı yoksa DCT şanzıman bu geçişleri rahatlıkla yapabiliyor mu? DCT sisteminin en büyük yararı gaz verilmesi-hızlanmalar ve de fren yapılması-yavaşlamalar esnasında vitesin sistem tarafından en uygun dişliye otomatik şekilde geçirilmesi. Bir diğer yararı ise vites geçişleri arasındaki boşluğun minimuma indirilmesi.

17YM X-ADV

CRF1000L Africa Twin’deki el korumaları, Motorun altında yer alan 2,5 mm kalın alüminyum motor koruması, bu motoru arazide güvenle kullanmaya teşvik etse de o güzelim karenajlar bir düşerse ne olur diye düşünmeden edemiyorum.

Motorun tasarımına yakışan koruma demirleri mevcut, koruma demiri takmadan yola çıkmak istemem.

Farları çok güzel, ama ledleri uzun yolda bozulursa nasıl ampül değiştirip yola devam edeceğiz, veya taş gelir de farı çatlatırsa maliyetleri yüksek. Şeffaf plastikten bazı korumalar var, ancak enduro havasını güçlendirecek tarzda, metal korumalar da yakışabilir.

Motorla ilgili beni tek düşündüren fiyatı, Yavru Africa Twin deniyor da yavrusu kendisinden pahallı motorun. Türkiye’deki motosiklet fiyatlarına iyice alıştıktan sonra fiyatı değerlendirilebilir. Ancak 60 bin TL’ye çıkıldıktan sonra gerek ikinci elde gerekse sıfır da çok farklı modeller satın alınabiliyor.

Denemek muhteşem, uzun yollara çıkılabilir, Türkiye turu yapılabilir, Sponsor olsunlar dünya turu bile yapılır 🙂 Honda Africa Twin ve X-ADV testlerine imkan sağlayan Honda DRD Motorbikes’a teşekkür ederim.

 

Kaynak: Blog Viraj

 

 

573 Total Views 2 Views Today
Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmail